Aptallığı Yaygınlaştıran Şey, ler

**

Son zamanlarda Instagram’da, önüme yoğun şekilde dijitalde yapılmış kent katliamlarından star aktörlerin devekuşuna binişine kadar gerçeküstü videolar düşüp duruyor. Hep felsefe ve sanat içerikleri akarken birden oldu bu. Yanlışlıkla birkaçını gülümseyerek izledim tabii ve elbette, pişman oldum sonra.
Öğrencilerimden de yola çıkarak söyleyebilirim ki, insan zihnini kolayca aptallaştıran ve algılarını irrasyonel hale getiren, yasal ve hemen kimsenin  fark edemediği zekâ düşürücü tuzaklar olduğunu düşünüyorum onların.
Uzun cümleleri anlayamamak, kalın kitapları okuma şefki olmaması ve empatisizlik tesadüf değil bu yüzden.
Örneğin bir kenti kolayca sular altında alan videoyu izlemek ve ardından benzer başka birini ve sonra başka aynısını ve ardından diğer birini; mesela bilimkurgu filmlerinin bütünlüğünde yıkım ile felaket sahnelerinin hikayenin teması ve alt metinlerince bir olay örgüsünün üstünde tanımlanmasıyla sağlıklı izlenebilirken, öbüründe istemsizce de olsa, kişi zihninde büyük ve yıkıcı olayların normal karşılanmasına, empati yeteneğinin tamamen solma yoluna girip karmaşık düşünce yapısını bozmasına, sağlıksız duyarsızlaşmayla gelen zor durumdaki insanlara anlam verememe hâline dönmesine, hayvan katliamlarına yatkınlık sağlamasına ve daha benzer binlerce olumsuz yönlerle izleyeni kutuya hapsedilen beyni uyuşmuş bir varlığa biçimlendirdiğini düşünüyorum.
Yakın gelecekte, örneğin, sokak ortasında tecavüze uğrayan bir kadının yanından geçenlerin buna anlam veremeden normalce yollarına devam edebileceği, akıl almaz derecede aptal bir dönem yaşanabilir.
Ki zaten, bir prototip olarak günümüzde benzer bir sürü örnek görmekteyiz.
Kişisel kanaatim, sosyal medyanın kendilik kimliklerle sağlıklı iletişim ve altı dolu üretim haber vericiliği dışında beyne ve tüm varoluşa zararlı olduğu yönündedir.
Ve de, gençlik kafelerin hemen hepsinde, beyinleri o videolarla sulanan gençlerin seçimine bırakılan müzikleri incelediğimde, tümüyle gürültü, estetik hazdan yoksun, çekiç gürültüsü frekansıyla birebir aynı olan ses kirliliklerini müzik sandıklarını görmekteyim. Bu da, bir inşaata gidip matkap seslerine kendini keyifle bırakıp uykuya dalan sağlıksız zihinle aynıdır.
Nasıl ki ruhlara zarar verici insanların yakınında kişi yıpranıyor ve zamanla o da onlardan biri oluyorsa, örnekteki müzik sanılan ses kirliliklerine maruz kalmak da beynin estetik ve entelektüel katmanlarını çürüterek, benzer sonuçları verecektir.
Çünkü, kaba gürültü, kaba ses, kaba frekans, beynin soyut ve estetik kısımlarına karşıt akıştadır.
Ülke mekanizmalarında, nasıl ki kırmızı ışıkta geçmek veya cinayet suçsa ve denetleniyorsa, kafedeki müzik seçimlerinden, sosyal medyadaki içeriklere, insanların günübirlik seks yaptıkları uygulamalara ve özeliklle toplu yaşam hakları bağlamında kural tanımayan ortalama zekaya sahip insanların çoğunlukla yaşadığı yerlere; sıkı denetim, el koyma, tercihleri merkezden yapma ve tamamen kapatma gibi temel yaptırımların olması gerektiğini düşünüyorum.
İlk günden beri insanoğlu zaten olması gerektiği kadar olgun ve bilinçli değil, fütursuzca artarak devam eden dijital ve her yerdeki tepkisel uzantıları, aptallığı yaygınlaştırmaktadır.

–

Ahmet Ünal 10:27 Ekim 6 Salı 2026 Günümüzün akışına kapılan boğulur.









    • • •