
Gibberishçe veya Cıbırca Şeyler, Ne? Boş verin Takmayın
Ha haa
-Ben kimin?
-Sen kim misin?
-Sen kimim?
-Sen ben misin?
***
-Benim adım Akademisyen.
-Sormadım ki?
-Sorsaydın.
-Neyi?
-Senin adın Akademisyen mi?
-Hayır.
-Nasıl sorman gerektiğini belirttim, hıyar sevmez misin sen?
-Akademisyen sevmem.
-Hıyar dedim akademisyen demedim.
-Ben de akademisyen dedim hıyar demedim.
***
-Sen mi büyüksün ben mi?
-Sen.
***
-Taylor diye biri var duydun mu?
-Alanınız nedir?
-İnsan kaynakları.
-O zaman duymadım.
***
-Akademisyenleri sever misin?
-Hayır.
-Neden?
-Sana ne.
***
-Ödemeyi temassız alalım, ve de bir poşet lütfen.
-Bir poşet mi?
***
-Ben Cambridge Üniversitesi’nde doktora yaptım, hey sana diyorum.
-Biliyorum, hocalarından birini düzmüştüm.
***
-Merhaba
-Merhaba
-Benim adım onlar bunlar şunlar, bana saygı duyar mısın?
-Ah, neden olmasın, sana ne zaman lazım bu saygı?
-Hemen, hemen şimdi, oley.
***
-Sen çok havalısın.
-Sen belki çok aptalsındır.
***
-Biliyor musun ben lisedeyken öğretmenden tebrik almıştım, hem de herkesin içinde.
-Güzel.
***
-Şuradaki mavi kalemin rengi nedir?
-O kalem değil ki!
***
-Ben büyüyünce çok büyük bir insan olacağım.
-Kaç yaşındasın?
-64.
***
-Tiyatrocu olmasaydın ne olurdun?
-Seni düzerdim.
***
-Senin için herkes aptal mı?
-Kendini herkesten ayrı tutarak gibi sordun.
***
-Ehm, been çok kitap okudum. Hi hi
-Bana ne…
-Ayh araba gazladı yanımda duyamadım, ne dedin?
-Ne okudun en son dedim
-Romantik bir kitaptı, yazarın adını unuttum.
***
-Bizlerden çok farklı düşünüyorsun (Yılın bilimsel buluşunu ilân eder gibi kendinden emindir)
-Çünkü sizlerden midem bulanıyor.
***
-Yha, şhey! Çok güçlü bir hitabetin var hıhıı, (Sanki istese kendi de yapabilirmiş gibi bir sululuk normalliğiyle)
-Öyle mi… (BİLMEZDEN GELEREK)
***
-Üç gündür mesajıma cevap vermedin? (Roma imparatoriçesi gibi)
-Her şey tek seferlikti de ondan.
***
-Yanındayken ufkum açılıyor… (SANKİ BEDAVA KİŞİLİK GELİŞTİRMEKTEN HOŞLANIYORMUŞUM DA KENDİNİ BANA REVA GÖRÜYORMUŞ GİBİ)
-Bana ne.
***
-Aslında şhey, Dostoyevski sürükleyici romanlar yazı.. (Sözünü keser)
-Ya bi s..ktr git başımdan.
***
-Beni seviyor musun?
-Hayır
-Evlenmeyecek miyiz yani?
-Hayır
-Hiç mi sevmedin beni?
-Hayır
-Senin nasıl bir kadın istediğini hiç anlayamadım (Kendinden çok memnun ve emin bir biçimde)
***
-Bana da diksiyon öğretir misin?
-Hayır
***
-Benim ailem bir tanedir, çok okur, çok tiyatroya gider ve çok aydındır.
-(Bana ne..) Şey, bak telefonun çalıyor, sanırım eve geciktiğin için baban seni kürekle dövecek.
***
-Elimi sallasam ellisi.
-Elli tane gelse senin gibi, düzmem bile tekini.
***
-Hayatımdan çok memnunum; özel bir şirkette müdür yardımcısıyım, evim var, iki ayda bir konsere gidiyorum, arabam var, ve bir sürü arkadaşım var, adeta hepsi de bana hayran, iş ortamım çok matrak, geçen gün Recep İvedik’ten sohbet edip gülmekten yerlere yattık, hele Ali diye biri var, ay Allah’ım ne komik çocuk ya, tam bir maskara! Hı hı hı
-Ne yazık ki ben senin kadar sağlıklı biri değilim.
***
-Seninle hayat güzel geçer ya (Alaycıdır)
-Ama seninle her şey b.k olur.
***
Ahmet Ünal/08.01.2025/Anadoluhisarı
• • •
• • •