Biraz o Biraz bu

Memnun Hayatların Cennetteki Arsası

İnsanıniçivebağırsaklarıveruhuveölümsüzzararcılığı

-Hayatımda hiç bu kadar kırılmamıştım doğrusu, teyzemin oğlu bana şişmansın dedi. Şey, baksana benim hayatım o kadar zordu ki, babam sürekli tepemdeydi, annem olmasa intihar ederdim kesin.

-Hazır mısın (Kayıtsızdır ve tek bir satırı bile dinlememiştir).

-Neye, he ona… Seni gidi çapkın.

***

-Ya bu köylüler bıktırdı beni, adam köyden gelmiş belli yani kafede tutmuş böreği eliyle yiyor, yani orada ben varım, başka kadınlar var, biraz saygı ya. Taşralılar bastı İstanbul’u vallahi.

-Nerelisin?

-Trabzon.

-Evde baban böreği nasıl yiyor?

-Ne demek bu ki, şey, eliyle.

-(Konuyu değiştirmiş gibi yaparak) Ailenle mi kalıyorsun, yani şimdiki yaşına kadar.

-Evet.

***

-Ben çok kırılıp döküldüm, hep hak etmeyen adamlara değer verdim, onlar ise beni hep değersizleştirdi. Hee bu arada eski sevgililerimden biri polis öbürü mühendisti. Okumakla adam olunmuyor, adam dediğin karakterli olacak.

(O sırada kafenin içine çorap satan zavallı bir kadın girer, masaları dolaşırken bize de uğrar).

-Ay hayır ne yapayım çorabı ben? Ya pardon burada bir şey satmak yasak değil mi? (Garsona seslenir).

-(Bir önceki kendine söylenen söze cevaben) Anlıyorum.

(Genç adam sohbet ettiği kadını orada bırakır ve çorap satan kadının tüm çoraplarını alarak ona bir kahve ikram eder).

***

-Hiç konuşmuyorsun neredeyse. Neden bu kadar sessizsin, sessizlik iyi değildir. (Gözlerini inceler gibi yapar, sesini hafif değiştirir ve saçının ucuyla oynar).

-Seni dinliyorum.

-Çok mu güzel konuşuyorum yoksa. (Gururlanır).

-Ah, hayır.

-Ne kadar kabasın.

-Pat diye birine ne kadar kabasın demek asıl kabalıktır.

(Panik yapar ve aklı zorlanmıştır)

-Ama şey, sen başlattın. Güzel bir kadına güzel konuşmuyorsun denir mi? Bunu ancak kaba erkekler yapar.

-Ah, hayır güzel de değilsin.

(Genç doğaldır ve sadece gördüğü şeyleri söyler.)

-Ben elimi sallasam ellisi biliyor musun sen hadsiz?

-Bence denemelisin, elli abazan kişinin kibarlığı sana anca yeter.

-Bir kere ben istediğim erkeği etkilerim, sadece seçmem yeterli.

-Bedenine çok güveniyorsun. İyi erkekler akıllı kadınlara kendini etkiletir.

-Sen bana aptal mı demek istedin.

-Bunun aksini ispatlamak için bağırıp çağıracak mısın yoksa? Mesela öyle yapmak yerine başka türlü ikna et beni. (Genç sakindir ve biraz eğlenir)

-Daha babam bana böyle hakaret etmedi, şerefsiz.

-Baban seni böyle yetiştirerek en büyük hakareti etmiş zaten, ikidir küfürlü kelimeler kullanıyorsun bana, sen şey yapsana, şu sokak köşesine gidip bedeninle hak ettiğin saygıyı aramaya ne dersin?

-Şimdi de o.. pu mu oldum?

-Bilmiyorum.

-Ne diyorsun sen be.

-Bana soru sordun, ben de bilmiyorum diye cevap verdim. Türkçeyi konuşma ve anlama konusunda bir sorun mu var?

(Kadın gerilmiştir ve kin dolu bakar, temiz kıyafetinin altındaki çamaşır asan kadın çıkmaya başlar ortaya)

-Sen benim kim olduğumu biliyor musun?

-Benim gözümden mi, senin gözünden mi ve sence hangisi doğru sonucu verir?

-Hıı tabii tabii, (Kendini bunu sormamak için tutar ama merak eder, eğer sormazsa obsesyon yaşayacağını anlar) neymişim ben senin gözünden?

-(Genç eliyle kafe tezgahının yanındaki kapıyı işaret eder) Şurada ne yazıyor?

-(Gözlerini kısarak kadın) WC…

***

-Çok anlayışlısın sen ya, çok kibarsın ve anlaşılması zor birisin, ne iş yapıyorsun?

-Sağ ol. Otobüs şoförüyüm.

-Hadi be oradan, yalancı, alay etme benimle.

-Hemşiresin sen sanırım.

-Oha, nereden bildin. Medyum falan mısın ya! Manyak şey. Aha aha.

-Dişlerini beğendim.

-Yaa, tişkür ederim. Bacaklarım nasıl?

-Fena değil.

-(Genci sürekli inceler ve genç bundan rahatsız olur) Birini çaktırmadan incelemeyi tercih ederim.

-Aa, beni inceliyorsun yani çaktırmadan. Ha ha. Aslında tam evlenmelik gibi duruyorsun.

-Aslında bir şeylik sayılmam ben ve evlenmeyi seçecek kadar da zor biriyim. Yani evlenmek isteyeceğim kadın böyle bir cümle kurar mı emin değilim.

-Hmm. Anlaşıldı, sen sinirli bir erkeksin.

-Bir oyun biliyorum onu oynayalım mı?

-Aaa, çocuk ruhlu seni, Doğan Cüceloğlu’nun bir kitabında okumuştum, oyun oynayan insanlar çocuk ruhlu oluyormuş, nasıl bir oyun bu.

-Üç saat boyunca ikimiz de konuşmayacağız.

***

-Benim babam o kadar geniş görüşlü ve eli bol bir adam ki, tüm akrabalarımız onun kuyusunu kazar ama o yine de hepsine yardımcı olur.

-Geniş görüşlü derken, ne demek istedin.

-Ha yok, öyle ayıp marjinalliği kastetmedim, yani geleneklere bağlı ama… (Derken genç onun sözünü keser)

-Çişim geldi, hemen döker dönerim.

(Kadın, gencin bu beklenmeyen argosuna şaşırarak tamam der)

(Devamında genç, alt katta WC’ye gidiyormuş gibi yaparak gözden kaybolur ve kadını her yerden engeller).

***

-Yani beni hep aptal sandın, bunun farkında değilim sanma, tamam mı.

-Estağfurullah, farkında olmadan kabalık mı ettim yoksa.

-Yani bırak estağfurullahı ya, beni ciddiye almıyorsun, bakışların havalı ve küçümseyici, hiç kavga bile etmiyorsun benimle, insan yerine koymuyorsun, kendimi hasta hissettiriyorsun, kaldı ki ben doktora yapmış biriyim, ben aptalmışım gibi davranamazsın bana, kendine gel lütfen.

-(Kayıtsızdır) Peki benden ne istiyorsun?

-Saygı!

(Genç cebinden bir şey çıkarır gibi yapar, kadının elini avucuna alır ve)

-Al.

***

Ahmet Ünal/19.04.2025/1:04/Umarım güzel günler görürüz.

    • • •