
Alem Bulanıklığı
On dokuz yaşında bir velet siyah denizin üstünde coşkuyla yürüyordu. Yoktu kimse. Neredeyse denizi yaracaktı, öyle çoktu enerjisi. Kumsala oturmuş bira içen bir yaşlı gördü, gitti yanına, yorgundu oturan, gözleri ateş gibi parlıyordu, genci sevmişti, ama coşkusunu yorucu buluyordu. Denizin üstünde batmadan durdu genç,
Genç: Gelsene sen de.
Yaşlı: İkimiz de aynı şeyi yapıyoruz.
Genç: Çok yorgunsun, yorgunluk iyi değildir, yapacak o kadar çok şey var ki.
Yaşlı: Hem de hiç kimse yokken mi?
Genç: Merak etme, yakında bu denizin üstü kadınlarla kaynayacak.
Yaşlı: Enerjin fazla gereksiz, neden yanıma oturmuyorsun, dinlenirsin.
Genç: Bak, bu denizin hepsini dört tür daha koşacağım, gökyüzüne zıplayarak yıldızlara dokunacağım, o kadar çok arkadaşım var ki. Senin yok mu?
Yaşlı: Hani arkadaşların?
Genç: Gelecekler yakında. Ben herkesi çok seviyorum. Sen sevmez misin kimseyi?
Yaşlı: Sevmem.
Genç: Neden?
Yaşlı: Kimse yok da ondan.
Genç: Ama gelecekler.
Yaşlı: Gelmeyecekler.
Genç: Baksana şu yıldıza, şimdi ona zıplayıp üstüne kum atacağım, ha ha, çok eğlenceli hayat, sevdiklerimle güzel her şey. Bir sürü arkadaşım var.
Yaşlı: Sen kafayı yemişsin, uzatma gel otur yanıma bir bira aç.
Genç: Alkol göbek yapar, o zaman denizin üstünde koşamam, hem kadınlar beğenmez beni sonra.
Yaşlı: Hani kadın?
Genç: Gelecekler.
Yaşlı: Nereden biliyorsun?
Genç: Gelecekler işte. Boş ver. Bak bak izle beni, bir balinanın sırtına nasıl sörf yapacağım.
Yapar dediğini, manyak gibi yabanıl karanlıkta coşku fışkırır içinden. Geri gelir on dakika sonra, denizin üstündedir hala,
Genç: Gördün mü? Hayat çok güzel. Çok fazla şey yapmak istiyorum, tüm yıldızları toplamak istiyorum, insanların hizmetine sunmak istiyorum, insanlar için kendimi feda etmek istiyorum, kadınlarla konuşmak istiyorum.
Diker kafasına öbürü birayı. Koluyla dudaklarını kazır.
Yaşlı: Balina seni öldürebilirdi, boşuna eziyet ediyorsun kendine. Kadınları unut, onlar asla gelmeyecek, sen ömrün boyunca burada değil miydin?
Genç: Balina mı beni öldürecek! Tekrar izle o zaman!
Gider yine tan yeli uzaklarına genç. Meltemli deniz gecesinin sessiz yoğunluğunda okyanusa geçer, dört balina yakalar, öldürür hepsini, gelir geri, adamın yanına atar leşleri.
Genç: Ben yenilmezim! Al sana ispat! İstersen yunus da yakalarım, yakalayıp getireyim mi sana?
Yaşlı: Eline ne geçti?
Genç: Hepsi insanlar için. Onlar geldiğinde buraya beni tebrik edecekler, sevecekler ve tekrar aynısını yapmamı isteyecekler.
Yaşlı: Onlar buraya gelemez.
Genç: gelirler! İnsanları küçümseme! Faşist misin sen! Ayyaş!
İçsel bir merhametle tebessüm eder yaşlı olanı, diker birayı, yıldızlara bakar, gözleri yıldızlardan daha keskin parlamaktadır.
Yaşlı: Denizin üstünde durma, yorma kendini gel hadi içelim.
Genç: Ben yorulmam! Baksana, sana dolunayı getireyim mi?
Yaşlı: Benim için önemsiz.
Genç: Sen hayatı sevmiyorsun! Kadınları sevmiyorsun! İnsanları hor görüyorsun! Ve onlar yakında buraya gelecekler, benim gibi denizin üstünde duracaklar, hep beraber Merkür’ü aşağı indirip voleybol oynayacağız! Sen inancını kaybetmişsin, benim gibi güçlü değilsin! Zavallısın!
Yaşlı: Saçmalama, hadi gel otur yanıma içelim.
Genç: S.ktir git o çocuğu!
Yaşlı: (Tebessüm eder) Hiç insan gördün mü hayatında?
Genç: Şey, filmlerde gördüm, çok masumlar, tatlılar, onlar gelmezse ben yanlarına gideceğim zaten.
Yaşlı: Kadın gördün mü hiç?
Genç: Gördüm ne olmuş? Güzeldi, sürekli boğazımı tırnakladı, kanattı ana iyi niyetle yaptı sanırım.
Yaşlı: Senin evin siyah deniz, parlak gökyüzü, beyaz yıldızlar, sakin kumsal. Evini terk etmemelisin.
Genç: Hayır hayır hayır! Tüm insanlarla birlikte benim burası! Onlar neden hak etmesin? Neden yıldızlara zıplayamasınlar? Neden balina öldüremesinler tek eliyle?
Yaşlı: Onlar şu öteye sıçmaya bile gidemez tek başına.
Genç: Nefret dolusun! Kin dolusun! Karanlık dolusun! Aslında şimdi seni burada yok etmem gerekir!
Yaşlı: Çok güzel çocuksun. Kirletme kendini, kal evinde. Her şeyin en güzeli sendeyken nedir seni tatminsiz yapan şey? Gel otur hadi, içelim.
Genç: Çok şey yapmak istiyorum! Beni kıskanıyorsun sen ihtiyar! Sen yapamazsın diye diyorsun değil mi? İnsanlar zararsızdır, filmlerde hep kötülük ediyorlar onlara? Ama kurtaracağım hepsini!
Yaşlı: Gel otur hadi, içelim. Bak ateş de mis gibi yanıyor. Yorma kendini. Güzel çocuksun.
Genç sinirle ayrılır, terk eder evini, insanların dünyasına gider ve kendinden bir daha haber alınamaz. Yaşlı adam bir bira daha açar, dikerken gözleri elmas gibi parıl parıl parlar…
Ahmet Ünal/28 Ağustos 2025/ 23:44/Anadoluhisarı.
• • •