
Fazladan bir sürü gerizekalı
Yeni bir insan tipi türedi sanki; elli beş yaşından sonra beşinci kitabını okumasının ardından her gördüğüne seminer verme takıntısı olan. Okuma alışkanlığı kazanmasıyla 71 IQ oldular sanırım. Ve çok ilginç bir şey daha; günümüzde öğretmen olduğunu söyleyen herhangi biriyle sadece 4 dakika sohbet edin (Eğer genel olarak yaratıcı ve vasat olmayan biriyseniz (kusura bakmayın)). On altıncı saniyede kaçmışlığım var benim onlardan. Ve geriden gelen kuşağın eğitim değil de eğitimci görmesi pek muhtemel değil. Ve geriden gelen kuşağın, hiç gerçek eğitimciyle tanışmadan doktoraya kadar gitmesi çok muhtemel artık. Dünyada gördüm; orada hala iyi eğitimciler var az biraz, yozlaşıyor onlar da ama bir yirmi yıl daha idare ederler bu bağlamda. Bizde bitti artık. Öğretmenlerin -doğrudan söylemek istiyorum- zeka seviyeleri çok düşük. Öğrencilerden bile düşük çoğunun. Bu tip yapıdaki bir öğretmen ordusuyla bırakın bir çocuk emanet etmeyi onlara; yavru kedi emanet etseniz ıssız bir yere terk edip yalan bile söylerler. Doktor, avukat vs vs vs, bunların da hiçbir farkları yok. Tanrı düşürmesin hastanelere. Ama öğretmenler özellikle hademe düzeyindeler. Kolejler veya devlet okulları fark etmiyor; aynılar. Bugün vapurda insanlarda görgü kuralları diye bir şey olmaması yüzünden kıyıya yanaşmak için dakikaları sayarken, yanımda mucizeyle birini kitap okurken gördüm, öğretmenmiş, Moby Dick’i okuyordu. Nasıl bir kitap dedim, okuma alışkanlığı olmayan biriymişim gibi. Bana okuduğu kitabı değil de Suç ve Ceza’yı anlattı sanki, sanırım algıları o kadar çok karışmıştı ki babasına anne annesine baba bile diyebilirdi, ve okurken gözleri kelimeleri Suç ve Ceza’ya çevirerek okuyordu belli ki. Niye gülümsüyorsun diye sordu bana sonra. Neye olacak dedim içimden, gerizekalılığına, ama dışımdan umursamadım ve uzaklaştım. 50, 60, 70’li yıllardaki öğretmenlere bakalım; -tabii ne olursa olsun geçmişte herhangi bir dönemi öven zihniyet oluşmasın- Cahit Arf, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay (akademisyen), Ahmet Kutsi Tecer, Özdemir Asaf, ve bir sürü benzer yerli edebiyat ismi. Bunların öğretmenler odasında olduğu okullar vardı bir ara ülkemizde; evet gene çok vasat doluluğu vardı ama, Hasan Ali Yücel gibi, Azra Erhat gibi ve az önce sayılanlar gibiler de vardı. Ve bugün, hamburger kafalar doldu eğitimci diye okullara. Çok fazla öğretmen kadınla seviş sokuş yaşama şansım da oldu okullara girip çıkıp sanat dersleri vermem dışında, inanılmaz derecede cahil ve insanı delirten cinsten ortalama insan kurnazlığıyla dolup taşıyorlardı, çoğuyla çıplakken geri giyinip sevişmekten vazgeçmek bile istemiştim içten içe. Eh, kim anlar ne dediğimi duygusu geldi yine, o yüzden devam edemeyeceğim kusura bakmayın.
Ahmet Ünal/22:38/30.04.2026/Zeki kadınlar nerelerdesiniz biricik çiçeklerim, özledim sizi.
• • •