Gece Yazmaları 5

**

İronikti her şey hayatımda, ülkeden, şehirden, toplumdan haritanın yukarı kısımlarına kaçmak isterken sürekli gitmek istediğim yerlere yağan yağmurlar gibi yağmur yağıyordu birkaç gündür, ıslanıp ıslanıp kafede kuruyordum, onlardan biriydi, sürekli gelip gitmeye başladığım için kasiyer kızla samimi olmaya başlamıştık, birbirimizi görünce çekinmeden gülümsüyorduk, dışardan bakılınca rahattık, kısa boyluydu, başka bir ironi dahaydı Kuzeylileri andıran suratı, siyah dolgun saçlarının altında bembeyazdı her yeri, burnu zarifçe sivriliyordu yandan bakınca, dingin duruyordu, paniksiz bir hayatı olduğu izlenimine kapılmıştım, kasaya gelip çay alabilir miyim dediğimde çapraz mantıklı sorular sorarak karşılıklı temas süremizi uzatıyor duygusu oluşmuştu bende, dar ders çalışma odasına geçmiştim, bir şeyler yazıyordum o an, diğer kısımda camlı bölmemden karşıda görünen koltuğa oturmuş bacak bacak üstüne atarak bir kitap açmıştı, gülümsüyordu okurken, tesadüfmüş gibi göz göze gelip gülümseyecektik, iyiydi gidişatın varacağı yer, aniden hip hop müziği açtılar, öyle çirkindi ki müzik diyesim bile gelememişti, kulağınızı odakladığınızda bilişsel kapasiteniz düşüyordu sanki, duymamaya çalışarak anı mahvetmemeye özen gösterdim, olmuyordu, hayatım da böyleydi işte, önümde flörtleşmek için gencecik kız duruyor ama müzik buna izin vermiyordu, müzik toplumdu…

**

Bu topraklar, bu insanlar, bu kadınlar, bu hava, bu su, bu rüzgar, bu oksijen, bana göre değil.

**

Bir şekilde son halimde kalamıyordum, başım döndükçe ve enerjim daha da sıfırlandıkça ve içgüdülerim sevgiye, şefkate, sıcaklığa yöneldikçe, kendimden ödün vermek zorunda kalıyordum, bu iyi değildi.

**

Kadınlara karşı dikkatli olmalısınız, en ufak bir suçluluk duygunuzu, duygusal boşluğunuzu ve enerjisizlik bitkinlikli sevgiye açlığınızı bir sıvacının duvara çimento yapıştırma mutluluğunda anında kullanır ve sizi mahvetmek isterler.

**

Öğlen yağmuru altında sinir krizleri geçirmiştim, haykırıyordum, bana göre değildi şimdiki her şey, boğulmalarım dayanılacak gibi değildi, birileri yaklaşınca hemen susup bir şey olmamış gibi davranıyordum ardından, ruhsal bünyem Ortadoğu için yaratılmamıştı.

**

Geceleri biraz daha iyi sayılırdım yine de, ayranın içine soda katınca sakinleşiyordum biraz, akıl hastası kimdi, ben miydim yoksa toplum mu, bilemiyordum, toplumdu galiba.

**

Sevişiyorduk,
“Alfar Konal. Üzerime gel de bir şey soracağım sana.”

“Hadi sor.”
“Şu durakta izleyen kadın kafama takıldı, (Ya boş ver şu pisliği -esneyerek-), hayır hayır dur Alfar, özür diledim demişsin, nerede diledin?”
“Hiçbir yerde. Kendimle hesaplaştım sadece. Benim en zor, en savunmasız ve en çaresiz dönemimde birden terk edip başkalarının yatağına girdi. Kötülük anladın mı, kötülük budur işte. Bense fazla iyi biriyim, kendime saygımla gereksiz şeyler yaptım hepsi bu kadar. Durakta izlemeleri falansa, kullanılıp tüketilmiş birinin yaşlılık çaresizliği, zararsız s..ktir et, başka merak ettiğin var mı?”
“Şurada burada sinir krizleri geçirme bir daha lütfen, sağlığına dikkat et. Sesin daha yeni geldi.”
“Bak, ayrılış anımızı hatırla, seni henüz affetmedim, sevgili de değiliz, duygusal boşluğumdan faydalanıp kandırma bir daha beni. Sadece arkadaşız o kadar.”
“Tamam.” (hüzünlüydü).

**

Göklerde martılar,
Yerlerde ben,
Gecelerde hiç kimse,
Ama işte,
Her şey gündüzlerden uzaklaşmak için.

–

02.10.2026 21:20 AhmetÜnal Uykularınız mutluysa siz çok şanslı birisiniz, demektir bu.

    • • •