Gece Yazmaları 6

**

Neden? Neden ve milyarlarca kez neden? Bu kadar ağır bir hayatı hak edecek ne yaptım ya Rab? Ne yaptım? Çalışmaktan başka ne yaptım? Herkes hakkında iyi düşünmek dışında ne yaptım? Neden sağlıklı bir hayatım yok? Unuttun insan olduğumu unuttun! Neden anlayış göstermiyorsun? Ne istediysen yapmadım mı? Tek bir gerçek insanla bile karşılaştırmadın beni! Nerede arızalı, nerede sadakatsiz ve nerede kötü varsa topladın hayatıma!

Telefonum çalmıştı o an, alnımdaki teri silip cevapladım ardından,
“Alfar? Patates çorbandan yapar mısın bana? Bağımlılık yaptı ya (Gülümsüyordu), tavuk ve pilav da rica ediyorum, kolayla yiyelim bu sefer, aç ve yorgun geliyorum ona göre.”
“Tamamdır. Kekli dondurma ister misin?”
“O, tabii ki, ellerine sağlık şimdiden, akşam görüşürüz, ar-ka-da-şım.”
“Teşekkür ederim. Görüşürüz.”

Nasıl arkadaştıysak artık, sürekli sevişiyorduk.

**

Kafam çok bulanıktı, bu halde bile yazıyordum, mecburdum, yazmazsam öleceğimi düşünüyordum, günde üç seansa çıkarmıştım yazılarımı, nasıl olsa geçiciydi, sorun değildi, tutunmak zorundaydım, bırakamazdım, umarım kafayı yemem.

**

Tahammül edilebilecek gibi değildi hiçbiri, kendilerinin farkında değildiler, izmarit atıyorlardı yere, tükürüyorlar, sakızı patlatıp kuşlar boğulsun diye sanki kaldırıma fırlatıyorlardı, kaldırım aralarında deste şeklinde çamaşır iğneleri görüyordum son zamanlarda, isteyerek yapılmamış bile olsa hayvan tuzağından farksızdı bu, iki kedi daha ezip kenarda ölüme terk etmişlerdi, gördüğümde mevtaları sucuk gibi ıslanmış ağızları çaresizce açıkken ölmüşlerdi, anlam veremiyordum, Tanrı bu kadar kötülüğe nasıl izin veriyordu?

**

Sabah Anadoluhisarı serinliğinde son birkaç gün olduğu gibi kafeye girmiştim, kasiyer kızla biraz bakışıp gülümseşmek iyi gelecekti belli ki, iki iri ayıdan farksız erkek gördüm o an, dünyam başıma yıkılmıştı sanki, izinliydi bugün kız, Whatsapp’ta flört halinde olunan birinin fotoğrafının gri boşluk olmasından farksızdı hissettiğim şey, çay alıp nehir kıyısına geçtim ardından, tatsızdı çay.

–

A. Ünal 03 10 2026 21 32 Geçmişe bir bakın, eğer orada ben olduysam geleceğe bakmış olabilirsiniz yanlışlıkla, tekrar bakın, yine mi varım? Belki de hiç olmamışımdır.

    • • •