
**
Gece, titrerken, boğazım tıkanmışken, tükenmiş beynim acıyorken, kasıklarım batıyorken, midem koparılıyorken, kalbim acırken, kalbim teklerken, kalbim dayanmaya çalışıyorken, kalbim hüzünle ne yaptığımı sorup eğer devam edeceksek ölmeye hazırım senin için derken, aklıma inanılmaz bir paragraflık söz gelmişti, ama unuttum, lanet olsun.
**
Bir şekilde karpuz iyi geliyordu, karpuz yiyince ölme sınırında sabit kalıyor gibiydim, ton balıklı yumurta ama önce, önce onu yiyordum, boğazlarım mahvolmuştu haykırmaktan, yanlış kullanıyordum haykırırken sesimi, sesim kısılmıştı, fısıltı ötesinde çıkmıyordu sesim, sesim beni özleyince döneceğini söyledi, lanet şeyler, lanet şeylerin boyun eğdirilmiş hastalıklı salgın dökümü, lanet olası, senin ciğerini sökeceğim ve kazanacağım.
**
Cinsel ilişki sırasında çok sarhoştum ve kazara penisim incindi, lanet olası lanet, bırak artık yakamı, kız mahcup olmuştu ama ona şöyle söylemiştim, bebeğim sen bir harikasın, sünnet olmuşum gibi dikkatli davranmalıymışım üç hafta ve seks yasakmış, ne güzel, sünnet olduğum günler aklıma geldi, anneannem tutuyordu önümü, kaldırıyordu çamaşırı, oğlum dikkat etsene bak acır oran, ne maç mı yapacaksın, hayır doğruca yatağına, bir şeyim yok anneanne, oğlum sünnet oldun hadi yatağa dedim, yok bu çocuk asla söz dinlemez, annene diyeyim de seni gör, tamam ya tamam gidiyorum yatağa, anneanne laneti, sekiz yaşından sonra biten lanet, ve o şimdi mezarda bense başka bir mezardayım, büyüdüm ama hiç kimse anlayamadı beni anneanne, tıpkı senin gibi.
**
Sol serçe parmağım kırıldı galiba, uğursuz lanet, onu da yaptın demek, kaldırımın kenarına çarptım bugün, dalgındım ne yapayım, nasıl bir çarpmaysa kırıldı sanırım parmakçığım, topal oluşum eksikti, sünnetli ve topal, harika ikili, cehennemden gelen azap.
**
Bir ara bayılıp ayılmış olabilirim, bilincim gitmişti sanırım ama çok geçmeden geldi geri, cayma yok beyin, cayma yok kalp, bedenin her bir parçası duyun beni, sizlere emrediyorum cayma yok ve ölüme kadar beraberiz, işe yarayın ve devam edin.
**
Kıçımı kasarak yürüyordum mecbur, zincir marketlerden birine gitmiştim, hala umudu var gibiydi kadının, sanırım hikayelerimin birindeki şu kadın, anlatmıştım ya hani, evet evet o kadın, yazınki kadın evet, prezervatif aldığımda siz okutur musunuz diyen o kadın, evet, tamam, neyse, yanıma geldi,
“O makine çalışmıyor, şuna gidin isterseniz.”
“Hadi ya, niye çalışmıyor, o da mı ihanet etti bana yoksa.”
Garipsemişti sözlerimi, her daim ciddi, taviz vermeyen, ulaşılmaz mesafeli çocuk neler diyordu, hem de hikayesine konu olmuş birine, ah, neler atlattım bir bilsen bebeğim, belki hak verebilirdin. yürüyüş şeklime bakarak yeni sünnet olduğumu sandığı duygusuna kapılmıştım. Ona bakıyordum ama sanki karanlık bir boşluğa bakarak birini arıyor gibiydim.
“iyi misiniz?”
“Hastayım.”
“Neyiniz var?”
“Akıl hastasıyım.”
Gülüp gülmemesi gerektiğine karar verememişti, eğer gülerse hiç karşılaşmadığı bir şeye gülmenin kontrolsüzlük kendini kötü hissetmesi yaşayacağı izlenimi oluşturdu, elini yumruk yapıp dudaklarına götürdü, öksürür gibi yaptı ardından.
“Yani bedeninizde sorun mu oldu, kaza mı geçirdiniz?”
“Sünnet olmadım endişe etme, cinsel ilişki sırasında penisim incindi.”
Şok olup uzaklaşmıştı, gözden kaybolurken gülümsediğini hissetmiştim. Makineyi çözdüm bir şekilde, yapacak bir şey yoktu.
**
Bataklığa düşüp çıkamıyor gibi hissediyordum, üzerime sıçıyordu herkes, alçak insanlar, aşağılık domuzlar, şimdiki halimle eskide yeniden karşılaşsaydık, neler olurdu sizce, hiçbir şey.
**
Aklıma intihar eden kahramanlar geldi, ben bir kahraman değildim, topallayarak yürüyen kaybedendim.
**
Kalbime teşekkür etmek istiyordum, insanüstüydü yaptığı, yüzlerce kişi kırmıştı onu, ama ayakta kaldı, cesurca işini yapmaya devam etti, bana sadık kalbim.
**
Günlerdir sigara içmeyi unuttuğumu fark etmiştim. Sonra fark ettiğimi unutmuştum.
**
Gece, yanlışlıkla sertleşmiştim, of, hayır, yasaktı, hala işi gücü mercimek pişirmek, seni yaramaz şey.
**
Sıçtığım şey neydi böyle.
–
Ahmet Ünal 28.09.2026 21:55 Evet, iyiyim.
• • •