
Çok ilginç Gerçekten
Müzik, yalnızlık Ve ben
Anneannemden nefret ederdim, o da benden nefret ederdi, ikimiz de birbirimizden nefret ederek geçirdik yılları. Teyzemin eşi imamdı ve kendileri de ilahiyat okuyan diğer kuzenlerime yağdırırdı harçlıkları, maaş kartını bile vermişti onlara tamamen. Bense oyunculuk öğrencisiyken her zamanki gibi meteliksizdim, kendisini aradığımda okuduğun okul da yaptığın iş de günah beni arama deyip yüzüme kapatmıştı. Ama yıllar sonra bir şey olmuştu; ölmek üzereydi, sürekli beni sayıkladığı ve onu arayıp hakkımı helal etmem gerektiği söylenip duruyordu bana, annem salya sümük ağlayarak aramam için yalvardı, ama aramamıştım. Son nefeslerinde beni sayıklamış söylendiğine göre. Ve de, anneanemin annesi, yani büyük anneannem, beni hep sevmişti, ben de onu severdim, onun son dönemlerine uzak olmayan ve benim ortaokul yıllarımda köydeyken zor gören gözleriyle bana sürekli yemekler yapar harçlık verirdi maddi durumu kötü olmasına rağmen, içgüdüsel olarak harçlığı kabul ederken içime sinmiyordu ama aldığımı görünce çok mutlu oluyordu. Ve o da, son nefeslerini verirken beni sayıkladığı söylendi, hatta bana bir bilezik ayırmıştı, evlenirsem hediyesi olsun diye, canım benim, o bilezik hiç gelmedi bana ama almış kadar oldum, niyetin yeter. Ayşe teyze vardı köyde, bizim komşumuz, ben köyde ortaokul dönemimi geçirirken beni inanılmaz severdi, ve lisede İstanbul’da olduğum dönemde son anlarını yaşarken onun da adımı sayıkladığı söylenmişti. Şimdi dedem ve babaannem, hala hayattalar, ama çok ağır bir ihanet yüzünden ikisini de sildim hayatımdan, sanırım dedem benzer yaklaşımlarla bana ulaşmaya çalışıyormuş şu sıralar, ama hayır, artık zihnimde iyisiyle ve kötüsüyle insana has biçimde birer hikayeler dedemle babaannem, elbette ki bu daha güzel bir şey. Her neyse, yaşlı insanların son nefeslerinde adımı sayıklamaları, ve o, yani anneannemin, küçüklüğümden beri nefret ettiğim, sürekli beni dışlayan ve kin kusan o kadının sayıklaması ölürken, beni çok düşündürmüştü açıkçası. Acaba diye düşünmüştüm kendimin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını bilerek, yaşlı insanlar ne görüyorlar da böyle tepki veriyorlar ölürken. Melekler bir şeyler mi fısıldıyor acaba, ha ha. Şaka bir yana, ölüm çok tuhaf bir şey, kim olursa olsun saniyeler içinde dize getirir, ve kim olursa olsun kralı böceğe çevirir. Ölüme karşı alınacak en güzel önlem her gün biraz daha temiz olmaya gayret etmektir, geçmiş günahları kabul ederek, üzerine düşünerek, tekrarını yapmamak için kendini zorlayarak ve eğiterek ve başarana kadar devam ederek. Hayat tuzaklarla dolu, hayat hazların kapanıyla dolu, hayat kötülüğü ödüllendiriyor yanılgısını destekleyecek karmaşıklarla dolu, ve hayat canavarların güçlü gibi görünmesiyle dolu. Ama hayır, iyi tarafta olmaya çalışmanın bedelsiz olacağını var saymak gerçekten yanılgıdır. Çünkü hakikat demek sonsuz zeka demek, ve oraya her önüne gelen giremez, ne kadar istediğini belli edecek kadar acıya fedakar olmalıdır. Acı inanılmaz zor ve bezdiricidir, o yüzden her insanın ulaşacağı mertebe değildir iyiliğin yönü, ve de, iyiliğe zaten hiçbirimiz bizden önceki insanların tümü gibi tam anlamıyla ulaşamayız, yapmamız gereken gayretle yönümüzün istikrarını, sevaplarıyla, zorluklarıyla ve geçmiş günahlarla korumak ve vazgeçmemektir. Öptüm.
Ahmet Ünal/06.05.2026/01:24/Yorgun ve sonsuz bir rüyanın içinden iyi geceler.
• • •