
Dans
-(Ekranı işaret eder) Bir adet tavuk döner menü alayım.
-Öyle bir menü yok.
-Ne?
-Yarım ekmek var, sandviç yok, ona da nagıt koydurabilirim ancak.
-Ne?
-Ne istiyorsunuz, anlattım işte.
-Ne?
-Nagıt mı yazayım?
-Solundaki ekrana bak.
(Bakar)
-Ne yazıyor orada?
-Bir adet tavuk döner menü.
-Evet ondan.
-Ama siz öyle demediniz ki…
***
Zincirlikuyu’da metrobüsten inmiş metro tüneline yürür adam. Dar geçitte yirmili yaşlarda bir kadının arkasına ulaşmıştır sonra.
-Pardon
Tepki yoktur.
-(Kadının topuklarına ayakkabı ucuyla dokunup onu sarsarak) Pardon.
Yine tepki yoktur.
-(Bu sefer topuklarına hafif tekme atar) (Kadın düşecek gibi olur ve adam devam eder sözlerine) Hösst, çüşş, deht!
Kadın sonunda yol vermesi gerektiğini anlar ve kenara çekilir.
***
-Merhaba. Bir adet patatesli tavuklu pide menü, içecek ayran olsun. (Adam restorana çok sık gelir, kasiyer onu kardeşlerini gördüğünden bile daha çok görmüştür neredeyse).
Gözlükleriyle kasa ekranına bakar, gece üçte uyanmış biri gibidir bakışları.
-Sucuklu mu demiştiniz?
***
Adam ürünlerini marketin kasa yanı döner zemine koyar, ürünler kasiyerin onları lazerli etiketten geçirmesi gereken noktaya ulaşır.
-Bir de poşet rica edeyim.
Ürünler geçirilir,
-Dört yüz altmış lira. Poşet de olsun mu?
***
Müdür odasındadırlar. Müdür beyle okulun kurucusu vardır sanat hocasının dışında.
Müdür bey başlar söze, kibardır.
-Hocam, öğrenciler çok şikayetçi sizden. Bizi aşağılıyor, hakaret ediyor, dersten atıyor diyorlar. Bir de sizden dinlemek istedik.
-Doğrudur.
Kurucu araya girer.
-Nasıl yani?
-Bildiğimiz anlamda hakaret ve aşağılamayı kastetmiyoruz sanırım, öyle değil mi?
-(İkisi birlikte) yok yok hocam, estağfurullah.
-O zaman her şey yolunda demektir.
-Nasıl yani hocam?
-Öğrenciler, diğer derslerindeki beklentilerle giriyorlar dersime, yani, onların ne söyleyeceğini önceden söyleyen, zihinlerini yormayan, çabasız yüksek not veren, konuştukları gediğe ulaşmayan, kolay yoldan övünç onayı veren ve paralarının karşılığı olarak öğrenmenlere karşı zevzeklik sınırlarını genişletmeye ses çıkarmayan bir düzeni bende de görmek istiyorlar.
-Ama hocam, diğer hocalarımız da çok kalitelidir.
-Olabilir de olmayabilir de, buna yorum yapmak istemem, ama bir çelişki görüyorum bu konuda.
-Nedir hocam çelişki?
-İlk gün görüşmemizde vizyondan, öğrencilerin doğru eğitim görmesinden, onları düşünmeyi öğretmekten, hazıra alışkınlıklarını bozmaktan konuşup benden bunları beklediğinizi söylemiştiniz.
-E?
-Sonuçlar muhteşem. Aynen benden istediklerinizin kanıtıdır size gelen şikayetler.
(En az iki dakika sessizlik olur, düşünür müdür beyle kurucu)
-Ama hocam öğrencilerin bir öğretmeni sevmesi, dersine girmek için can atması, hep ondan konuşulması gerekmez mi eğer dediğiniz gibi olsaydı.
-Affedersiniz, ben öğretmen değilim, sanatçıyım. Şey, asla. Okulda devam eden sistem, benim derslerimdeki eğitmen-öğrenci ilişkisi gibi olsa buna katılırdım. Ama buradaki sistem, sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye’deki sistemin aynısı. Yani okulumuzda farklı bir şey olması gerektiğinde, devam eden sisteme karşı yadırgama ve şaşkınlık yaşanır, bu işin doğası böyledir, ilk tepkiler aynen size gelen şikayetler gibi olur, hatta öğretmenler de şikayet eder, ki mutlaka ediyordur, siz söylemiyorsunuzdur bana (gülümser ikisi) bu da işlerin yolunda gittiğine kanıttır.
-Şimdi peki hocam, biz matematiği ölçebiliyoruz, kimyayı da, sınavları var yani, çocuğa bakıp şu notu almış diyebiliyoruz, sizi nasıl ölçebiliriz?
-Gelen şikayetlerin çokluğuyla.
(Gülümserler)
-Şaka bir yana, geldiğimden bu yana iki ayda en az altı çocuğun hayatı kökten değişti, sizin tüm öğretmenleriniz, dört senede kaç çocuğu değiştirebilirler, tabii ki hiç kimseyi. Alın, ölçüyorsunuz onları sınavla değil mi? Neye yaradı çocuk girdiği gibi mezun olduktan sonra? Ama iki ayda altı öğrencinin hayatı değişti, velileri arayıp teşekkür ettiler. Bu mucizedir.
-Hocam, şey, biz yine de buradaki sistemle devam edelim size zahmet, olur mu?
-Peki.
(Dışarı çıkar adam, sigara yakar, gazeteden bir haber görür; “Vıdı vıdıda bir öğretmene öğrenciler video çekip alay etti ve onu ağlattılar.” Tepki vermez habere, her şey olması gerektiği gibidir çünkü.)
***
Ahmet Ünal/15:18/08/11/2025/Zorunda mıydık, belki de.
• • •