Kısa Hikâye/Sürü İzdeşleri

Kısa Hikâye/Ahmet Ünal

Sürü İzdeşleri

“Kırmızı grup sol, mavi grup ise sağ kısma geçsin, hadi kımıldayın biraz neniz var sizin he?”

Bu ses bombasını saçan kişi Dr. Ambişiz’in asistanı olan Selamimakundakirebale’ydi, doğduğunda onu bir ormana bırakmışlardı, on dört yaşına kadar anne kurt sütüyle hayatta kalmayı başarabildiği için Dr. Ambişiz kendisini sahiplendi ve toplumun içine adapte olması için herhangi bir ek özelliğe gerek olmadığını tespit etmesinin ardından onu besledi büyüttü, bugünkü kırk altı yaşına getirdi, ardından asistanı yaptı ve boyununa da şimdi düt düt diye çalıp durduğu maç düdüğünü astı. İriydi, kabaydı ve kıllıydı, saçları katı bir  yapıştırıcıyla geriye doğru bastırılmıştı. Kaşlarını çatıp tekrar asıldı düdüğüne,

“Siz kırmızı grup! Hey sana diyorum, özellikle de sana!”

“Bana mı?” Bu cevabı veren kişi ellili yaşlarda otuz iki yaşına kadar ev hanımı olduktan sonra ülkenin en önemli bakanlığına müsteşar olarak terfi etmiş inanılmaz bir kadındı. Dr. Ambişiz ondan çok umutluydu, gelecek vadediyordu, otuz iki yaşına kadar yılmamış ve ev hanımlığı kariyerine sıkı sıkıya tutunarak ve yarısı evde öbür yarısı sokakta on altı çocuk dünyaya getirerek, sonunda müsteşar olabilmişti, bu inanılmaz sıçrama Dr. Ambişiz’in gözünden kaçmamıştı.

“Evet sana, bak, senin grubun kırmızı grup, mavi grupsa ortaokul öğrencilerinden oluşan kişiler için, bu da demektir ki, oturman gereken koltuk şu kırmızı paravanın arkasında seni bekliyor, senin yaştaşların oraya giderken ve boynundaki kartta kırmızı grup yazıyorken nasıl olur da öğrencilerin içine doğru yürürsün? Aklını mı yitirdin yoksa? Hı, hadi söyle.”

(Biraz düşündü kadın)

“Anlamadım ki. Baksana bu kartın rengi kızıl gibi, kırmızı değil, beni kandıramazsın sen.”

“Ama mavi de değil, ama kızıl da değil ve tamamen kırmızı!”

(Adamın isimliğini gözlerini kısarak sesli okur)

“Selam-im-a-kun-dağ”

“Hecelemeyi yanlış yaptınız. Hızlı okuyun bakayım şimdi.”

“Selamimak”

“Hayır, benim adım Selamimakundakirabale!”

“Aman canım siz de, boş verin gitsin. Sanırım bugün beni bakan yapacaklar ve tüm tören öncesi sürpriz çalışmaları böyle ilerliyor, hmm, ilginç bir fikir, ne de olsa ben yenilikçi bir kadınım.”

Sonra üç kez daha yanlış yere girmesinin ardından kırmızı paravanın arkasındaki koltuğunu buldu kadın. O sırada Dr. Ambişiz üst kattaki camlı bölmenin ardından piposunu çekiyor, kaşlarını çatıyor ve ağzından dumanları duraksayarak şekillerle ortaya çıkarıyordu. Kafasının üst kısmı tamamen keldi, yan taraftaki saçları uzun dağınık yağlı ve sigara dumanlarıyla beyaz renklerin solmuş hâli gibiydi. Kamburdu, kısaydı ve sesini farkında olmadan hafif incelterek konuşuyordu.

“İşte o kadın, tüm umudum onda, düşün ki ev hanımlığından müsteşarlığa terfi etmiş, bugünkü deneyde Dr. Kamaraburgan’ı haksız çıkararak, insanların asla bir sürü olmadığına ve her insanın ayrı ayrı kendine has özel ve yetenekleri olduğuna ve sürü diye yaftalanan insanların bilişsel seviyesi on bir yaşında sabit kalıp bugüne gelmediğine hep beraber tanık kalarak, bu uluslararası çalışmamla tarihe geçecek sonuçlar alacağım.” 

Dr. Ambişiz’in yanında kimse yoktu, sonra farkına vardı,

“Eh, yalnızmışım, şimdi fark ettim. Neyse.” 

Bu deneyi Dr. Kamaraburgan ayarlamıştı, Dr. Ambişiz’in kendi tasarlıyormuş gibi sanması da tüm bu kurgunun bir parçasıydı, birazdan paravanların ardında hiç kimse kimseyi görmeden Dr. Ambişiz bilinçaltı üzerine bir seminer verecek ve soruları paravanın arkasından sırayla alacaktı. Kırmızı paravanın arkasında çeşitli mesleklerden seçilmiş ve toplum sakinlerinden on yetişkin kişi, mavi paravanın ardındaysa on adet on bir yaşındaki ortaokul öğrencisi vardı, ancak Dr. Ambişiz görev alanına giderken paravan sakinlerinin yerleri değiştirildi ve kırmızı grup maviye maviyse kırmızıya geçti, sesler yetişkin mi yoksa çocuk mu şeklinde ayırt edilmesin diye özel bir cihazla Dr. Ambişiz hariç herkesin sesi tek bir kalın ve gizemli bir sesle ortaya çıkacak hale geldi. Dr. Ambişiz sahneye yaklaşırken Dr. Kamaraburgan onun eski camlı bölme yerine geçti, 33 yaşındaydı, seksiydi, yakışıklı uzun boylu ve babyface suratı vardı, bu ilginç fikirler hep ondan çıkardı ve insan sevmezdi ama son derece kibar, merhametli ve şefkatli biriydi, temiz saçları orta uzunlukta geriye dağınık atılmıştı, kadınların çiğ çiğ yemek isteyeceği türden her şeye sahipti ve o, büyük bir alaycı zevkle ve zarif küstahlıkla camlı bölmeden deneyini takip ediyordu. Nihayet sahneye çıktı Dr. Ambişiz, kibirle gülümsedi ve sevişme öncesi ritüel yaparmış gibi ellerini birbirine sıvazladı. Cebinden bir pipo çıkardı ve,

“Hoş geldiniz sevgili konuklarım!” Derken ve daha sözü bitmemişken ve devam etmek istiyorken milyonlarca rabarba sesi kendisine akıyormuş gibi o meşhur cihazın tek sese dönüştürdüğü kalın dalga efekti kulaklarını parçaladı. Şöyle sesler birbirine karışmıştı, “Hoş buldum, hoş bulduk, çişim geldi, beni bakan yapacaklar, sen benim kim olduğumu biliyor musun, ben özelim diye çağırdılar buraya, acıktım.”

Dr. Ambişiz, önce şaşırdı sonra şefkatli bir gülümsemeyle “Olur böyle şeyler, nasıl olsa heyecanlılar” diye düşündü, devam etti,

“Sevgili konuklarım, pipomu yakabilir miyim? Rahatsız olur mus…” derken yine aynı gürültü akışı oldu. Dr. Ambişiz sahnesinde öfkeye kapıldı ve ileri gelir yürüdü, derin meditasyonvari düşündü ve saçlarını kaşıdı, “Selamimakundakirebale! Sustur şu çocukları! Sanırım öğrenci bunlar, yoksa yetişkinler niye onlar gibi davransın ki?”

Ardı sıra bir sessizlik oldu. Dr. rahatladı ve biraz nefes aldı. Piposunu yaktı,

“Evet konuklarım bugün lüsid rüya üzerine konuşacağız.”

Sonra yine benzer rabarba,

“Rüya benim işim, ay dün rüyamda baldızım bana evlenme teklifi etti, lüsidi biliyorum tabii ki o astım ilacı evet, tanışalım mı babam öldü apartmanı bana kaldı, maaşın ne kadar, 5/C’den Şeyma silgimi aldı.”

Dr. Ambişiz çıldırdı, “Kesin şunu!” Devamında yeniden sessizlik oldu, ardından bağırdığı için biraz pişman oldu Dr. çünkü herkesin ayrı özelliği, değeri ve yeteneği vardı ne de olsa, kendisini dinlemeyen yetişkinler değil çocuklar olmalıydı. Bahçe makası kesmek içinmiş gibi ellerini kel başında gezdirdi, ofladı pufladı ve bir pipo daha yaktı.

“Lüsid rüya nedir bilen var mı?”

Korkunç on kamyona denk bir gürültü nehri aktı dr.un kullarının içine, yüzü terledi, burnundan aksırdı ve,

“Selamimakundakirebale! Teker teker cevap vermelerini sağla!”

“Tamam baba!”

“Oğlum!”

Ah ben ne diyorum böyle, diye düşündü, beni de delirttiler, şeklinde bağlantılı düşüncesi sona ermemişmen bir ses geldi gizemli dünyanın ardından,

“Ambişiz Bey?”

Toparlandı Dr. Ambişiz, şaşırdı, mutlu oldu ve titreyerek, “Evet, evet, devam edin, hadi.”

“Ambişiz Bey, ben kadrolu bir öğretmenim. Maaşım kolejdekilere göre yüksek. Yeşil pasaport hakkım var. Bir eğitici olarak söylemek isterim ki, daha doğrusu öğrencilerime hep şunu söyleri…” Derken bir silah sesi geldi ve Selamimakundakirebale’nin onun kafasına sıktığı anlaşıldı. Ardı sıra biri daha başladı,

“Ambişiz baba, benim odam çok güzel, orada tabletim ile oyuncaklarım var, arkadaşlarıma hep şunu söyleri..” derken Ambişiz araya girdi,

“Özür dilerim sözünüzü kestim, evli miydiniz?”

“Ne?”

Durumu anlayan Selamimakundakirebale araya girdi,

“Babacığım o öğrenci, karıştırdınız ha ha ha haaa.”

Çaresizce şöyle cevap verdi dr,

“Ah, ayırt etmek o kadar zor ki…”

Devamında biri daha girdi araya,

“Ambişiz’ciğim ben stratejik çuval örme bölümü başkanı ve dekan yardımcısı sayın Profesör doktor Nükhet Durmaz, (Yanındakine: Al şu kartımı, dursun sende) benzer lüsid rüya uykuya dalarken çişinin gelmesidir.”

Yerinde ziplayıp feryat etti Ambişiz,

“Ne saçma bir cevap bu! Bilmiyorsanız lütfen bilir kişi gibi cevap vermeyiniz!”

Aynı kişi kendinden emin bir şekilde,

“Ne diyorsun sen be! Google’da aynen dediğim gibi yazıyor, sen mi bileceksin Google mı?”

Bir pipo daha yaktı, sinirden elleri titriyordu,

“Bakın arkadaşlar, lüsid rüya, rüya sırasında güçlü bir farkındalık hakimiyetiyle rüyaya müdahale edebilmektir, örneğin duvardan atlarken atlamamayı seçmektir o esnada.”

Biri daha araya girdi,

“Sayın hocam bahın, benim telefon tükkanım var, ama dediğin gibi değildir o yha! İnsan nasıl rüyasına müdahale etsin hemi? Aha bu profesör Google’dan bahmış işte, yalan mı zöyleyecek interinet.”

Dr. Ambişiz ağlamaya başladı. Bir pipo daha yaktı ve kalbinde pil takılı olduğunu bir an için unuttu. Sonra bir ses daha,

“Ambişiz dede! Rüyalarımıza müdahale edebilir miyiz?”

Birden kan can geldi doktora, yerinden fırladı ve gözleri ışıldadı,

“Evet evet beyefendi evet, sonunda mantıklı bir söze benzeyen bir söz, söz bir mantığa benzye.. amaan ne dediğimi bilmiyorum artık! Adınız beyefendi?”

Bu sırada Selamimakundakirebale’nin sesi işitildi,

“Yine yetişkin sandı… Babam çok dalgın şu aralar, onun kusuruna bakmayın.”

“5/B’den Lades, süt dağıtımı var mı dede burada?”

Sırt üstü yere uzandı piposu ağzında, derin derin soluyor ve tükürük saçıyordu. O haldeyken,

“Sorusu olan var mı?”

Sesin biri şöyle araya girdi,

“Mesela ben rüyadayken sevişiyorum diyelim, o anda kadını değiştirme şansım var mı?” Bu noktada şöyle birbirine karışan sesler duyuldu, “Muhteşem bir soru, aaa nasıl aklına geldi, ben nasıl düşünemedim tüh ya, benim sanayide çalışan kuzen var o da dâhi.”

Devamında biri daha sözü aldı,

“Bence Ambişiz Bey, soruları bu adam sorsun siz cevaplayamazsanız Google’a sorarız.”

Ardından art arda şöyle sesler işitildi,

“Bence, ben, bence, ben, bence, ben, bence, ben, bence, ben ben ben ben.”

Dr. Ambişiz, belinden 14’lü yeni bir Baretta çıkardı, kendi şakağına dayadı ve tam sıkacakken,

“Eee hani, kimse beni bakan yapmadı, atıyorsanız atayın beni, çok canım sıkıldı, kahve içip biraz hamburger yiyeceğim, sonra köyden bizimgillerden Şeyma köyde sıkılmış onu bakanlıkta müdür yardımcısı yaptıracağız” demişti müsteşar mı ev hanımı mı ne olduğu belli olmayan kadın. Derken Dr. Ambişiz kafasına sıkamadı, hayır hayır ölmedi demedim, kafasına sıkamadan kalp pili bu kadar gerilime dayamadı ve bozularak onu öldürdü. Rabarba sesleri devam ediyordu, “Bu doktor da fos çıktı, ben daha iyiyim, rüya muya boş işler, arabayı kaça sattınız, telefona indirim gelmiş, yarın dekan olacağım yok canım ne torpili referans bulduk yani ona ne mi verdim bir şey değil ya bir gecelik kendimi sadece kocam niye kızsın ki bizzat o ön ayak oldu para önemli bu devirde, hadi gidip sosyal tesislerde yemek yiyelim.”

Camlı bölmenin orada Dr. Kamaraburgan çıplaktı, tıpkı asistan stajyer kız gibi, şöyle dedi Dr. Kamaraburgan’a o,

“Oh, uzmanlık alırsam maaşım yükselecek, sonra taksitle bir araba alırım hemen, birkaç sene sonra da krediyle bir ev. Bak Kamaraburgan benimle evleneceksin değil mi?”

Kayıtsızdı Dr. Kamaraburgan, defalarca yaptığı aynı şeyi bir daha yaptı, yani kafasını salladı ve hı hı diyerek işine baktı… / A. Ünal-07.04.2025-16:34

         ************************

THE HERD MEMBERS

as English, written and translator by Ahmet Ünal

|

“Red group to the left, blue group to the right, keep going, what is your problem?”

The person who scattered this sound bomb was Dr. Ambişiz’s assistant, Selamimakundakirebale, they had left him in a forest when he was born, since he managed to survive on wolf milk until he was fourteen, Dr. Ambişiz adopted him and after determining that he didnt need any additional features to adapt to society, he fed and raised him, brought him up to his current age of forty six, then made him his assistant and hung the match whistle around his neck that he was now blowing like a dut dut. He was big, coarse and hairy, his hair was pressed back with a hard adhesive. He frowned and pulled on his whistle again,

“You red group! Hey, i m talking to you, specially you!”

“Me?” The person who said this was an incredible woman in her fifties who lived as a housewife until she was thirty two and was promoted to the most important ministry of the country as an undersecretary through the country’s magnificent merit system. Dr. Ambişiz had high hopes for her, she had a promising future, she continued her career as a housewife until she was thirty two and raised sixteen children, both at home and on the street, an incredible breakthrough that Dr. Ambişiz could not ignore.

“Yes, you, look, your group is the red group, and for middle school children it is the blue group, so you have to go to that seat waiting for you behind that red board, and how can you go somewhere else when the red group is written on the card around your neck and your friends are going there? Are you out of your mind? Come on, tell me.”

(The woman thought for a while)
“İ dont understand. Look, this card is scarlet, it is not red, you cant fool me.”

“But it is not blue, it is not scarlet either, and it is all red!”

(Reads the man’s name out loud, squinting)
“Selam-im-a-kun-da”
“Wrong. Read it again, let me see.”
“Selamimakun”
“No, my name is Selamimakundakirabale!”
“Oh, you too, never mind. İ think i m going to be a minister today and  i m being surprised by all this ceremony, hmm, interesting idea, after all i m a sophisticated woman.” Then, after three more wrong attempts, the woman found her seat on the red screen. At that moment, Dr. Ambişiz was smoking his pipe from behind the glass partition on the upper floor, his eyebrows knitted and the smoke coming out of his mouth in halting words. The top of his head was completely bald, his side hair was long and greasy, whitened with cigarette smoke. He was stooped, short, and spoke slightly weakly.

“That woman, all my hopes are on her, just think about it, today she was promoted from housewife to undersecretary, by proving Dr. Kamaraburgan wrong, by witnessing together that people are never a herd and that each person has their own unique characteristics and talents and that the cognitive level of people labeled as a herd does not remain constant at the age of eleven and has not continued that way until today, i will achieve results that will go down in history with this international study.”

There was no one with Dr. Ambişiz, he realized this later,
“Well, I was alone, I realized it now. Anyway.”
Dr. Kamaraburgan had set up this experiment, Dr. Ambişiz thinking that he designed it himself was also part of this whole setup, Dr. Ambişiz would soon be giving a seminar on the subconscious in a place where no one could see anyone behind the screens and would take questions one by one from behind the screen. Behind the red screen were ten adult community residents of various professions, and behind the blue screen were ten eleven year old middle school students, but during Dr. Ambişiz’s tenure, the screen residents were switched around, and a special electronic device was used to turn everyone’s voice except the doctor into a single, deep, mysterious voice so that the children’s voices would not mix with the adults voices. Finally, Dr. Ambişiz walked onto the stage, walked arrogantly, and clasped his hands together as if performing a ritual before making love. He took a pipe out of his pocket and said,

“Welcome, dear guests!” As he said this and finished his words and wanted to continue, the thick wave effect that the famous instrument transformed into a single sound as if the rabarba sound was flowing from everywhere tore his ears. The sounds that mixed together were like this, “Okay, okay, welcome, I need to pee, they are going to make me a minister, i m an important person, they are keeping me here because  i m special, i m hungry.”

Ambişiz was surprised at first, then with a compassionate smile, “These things happen, they are excited anyway,” he thought, continuing,
“Dear guests, can  i light my pipe? Does it bother you…” As he was saying this, the same noise interrupted him again. Dr. Ambişiz got angry on the stage and walked forward, lost in deep thought and scratched his hair, “Selamimakundarebale! Silence these children! İ think they are students, otherwise why would adults behave like them?”

Then there was silence. Dr. relaxed and took a deep breath. He lit his pipe,
“Yes, today we are going to talk about lüsid dreams.”

Then again the similar rabarba,
“Dreams are my business, oh yesterday my aunt proposed to me in my dream, of course i know lüsid dreaming that asthma medicine yes, lets meet my father died i inherited his apartment, how much is your salary, Şeyma took my eraser from 5/C.”

Dr. Ambişiz went crazy, “Leave that alone!” Then there was silence again, then the Dr. regretted shouting a little because everyone had different characteristics, values and talents, after all, it should have been children, not adults, who did not listen to him. He ran his hands over his bald head as if he were cutting garden shears, grunted, blew and lit another pipe.

“Does everyone know what a lüsid dream is?” A terrifying river of noise equal to ten trucks flowed into the doctor’s brain, his face sweated, he sneezed through his nose and,
“Selamimakundakirebale! Make them answer one by one!”

“Okay, dad!”

“My son!”
Ah, what am i saying, he thought, they made me crazy too, before his thought could finish, a voice came from behind the mysterious world, “Mr. Ambişiz?”

Dr. Ambişiz pulled himself together, surprised, happy and shaking, “Yes, yes, go ahead, come on.”

“Mr. Ambişiz, i am a tenured teacher. My salary is higher than those at the college. I have the right to a green passport. As an educator, i would like to say, or rather, i always tell my students that…” Then a gunshot was heard and it was understood that Selamimakundakirebale had shot him in the head. Then someone else started,
“Ambişiz dad, my room is very nice, i have my tablet and toys there, i always tell my friends that…” While he was saying this, Ambişiz interrupted,
“İ apologize, i interrupted you, were you married?”
“What?”
Selamimakundakirebale, understanding the situation, intervened,
“Daddy, that student, you got him mixed up ha ha ha haaa.”
The doctor answered helplessly,
“Oh, it is so hard to tell…”
Following this, another person intervened,
“My dear Ambişiz, i am the head of the strategic sack knitting department and vice dean, Professor Dr. Nükhet Durmaz, (To the person next to you: Here, take my card, you should keep it too) a similar lüsid dream is when you pee while falling asleep.”

Ambişiz jumped up and down and screamed,
“What a ridiculous answer! If you dont know, please dont answer like an expert!”

The same person said confidently,
“What are you saying! Google writes exactly as i said, you or Google?”
He lit another pipe, his hands shaking with anger,
“Look guys, lüsid dreaming is being able to intervene in a dream with a strong sense of awareness, for example, choosing not to jump while jumping off a wall.”
Someone else intervened,
“Dear professor, i have a phone shop, but it is not like you say! How can a person intervene in their dreams? Oh, this professor is talking about Google, is the internet going to lie?”
Dr. Ambişiz started to cry. He lit another pipe and forgot for a moment that he had a battery in his heart. Then another voice said,
“Grandpa Ambişiz! Can we intervene in our dreams?”
Suddenly the doctor came to life, jumped up and his eyes sparkled,
“Yes, yes, sir, yes, finally a word that resembles a logical statement, the statement resembles a logic… oh man, i dont know what i m saying anymore!”

“Your name is sir?”

At this moment, Selamimakundakirebale’s voice was heard,
“He thought he was an adult again… My father is very distracted lately, please excuse him.”

“My name is Lades i m from 5/B, is there had milk here, grandpa?”
He lay on his back with his pipe in his mouth, breathing deeply and spitting. While he was in that state,
“Does anyone have any questions?”
A voice intervened,
“For example, lets say i am having sex while i am dreaming, do i have a chance to change the woman at that moment?” At this point, voices were heard mixing together, “What a wonderful question, wow how did you come up with it, how could i not have thought of it, damn it, i have a cousin who works in the industry and he is also a genius.”
Then someone else took the floor,
“İ think Mr. Ambişiz, this man should ask the questions, if you cant answer we will ask Google.”
Then a series of voices were heard,
“İ think, i, i think, i, i think, i, i think, i, i think, i i i i.”
Dr. Ambişiz took a new 14 gauge Beretta from his waist, put it to his own temple and was about to squeeze it,

“Well, no one made me a minister, if you are the one appointing me, appoint me, i am so bored, i will drink coffee and eat hamburgers, then Şeyma from our village got bored in the village, we will make her the deputy director of the ministry,” said the woman who was not sure whether she was an undersecretary or a housewife. Then Dr. Ambişiz could not shoot him in the head, no no i did not say he was not dead, before he shot him in the head, his pacemaker could not withstand that much voltage and broke down and killed him. The rabarba voices continued, “This doctor was unsuccessful too, i am better, is it a dream or something, how much did you sell the car for, there was a discount on the phone, i will be a dean tomorrow no dear what kind of connections did we find references i mean what did i give him nothing i just offered myself for one night why would my husband be angry he took the initiative money is important in this day and age, lets go and eat at the social facilities.” Dr. Kamaraburgan, just like the assistant intern girl, was naked in front of the glass partition, the girl was said to Kamaraburgan, “Oh, if i specialize, my salary will increase, then i can buy a car on installments right away, and a house on credit a few years later. Look, Kamaraburgan, you will marry me, right?” Dr. Kamaraburgan was indifferent and did what he did many times, which was to nod his head and continue his work…

Ahmet Ünal/Anadoluhisarı/07.04.2025/23:30

    • • •