
Hasta İnsanların bir aradalığı
İki sıradan önemsiz insan gece yatakta sevişecek diye gürültü patırtı hepsi aslında; düğün, kına ve şehri çürüterek yozlaştıran korna konvoyları. Oysaki ikisi de bir elin parmak hesabına sığan en yakın geçmiş zamanda, düzdü ve düzüldü, çok sıradan bir şekilde hem de. Yani onlara ithafen edilen tüm masrafların ve ilk gecelerinin hiçbir anlamı ve değeri yok, sadece bu sefer tesadüfen evlilik altında başka ikisi şeklinde düzüşmek için bir araya geldiler hepsi o kadar. Biri evliyken de ilk düzüldüğü kişiye gizli gizli düzülmeye devam edecek, diğeriyse ilk düzdüğü kişiyi gizlice devam edecek aynı şekilde, evet düzmeye. Hayatlarının gizli olduğuna inanan ve titizlikle mahremiyet vaazları veren sıradan insanların tabiatı böyle seyreder genelde. Birileri birilerini düzsün diye nedir o tüm davul zurna. Boşa giden masraflar, her şeyin en pahalısı alınmış geniş bir boğucu ev. Bir kadın için tam olarak tabut. Lüks bir ev, eşya üstüne eşya yığını, tiftikli temiz beyaz halılar, tuhaf tuhaf perdeler, öküz gibi büyük bir televizyon, gıcır gıcır gardroplar, çok önemsenen çerçeveli köy gençlik fotoğrafları duvarlarda, yok yok olan hantal bir mutfak, ve içinde iki dangalak. Ve erkek olanı kadını iki aya kadar elektrikten geçirilmiş bir hayvana çevirecek, ve kadının hayatı şimdiden bitti haberi bile yok. Muhatabı yok, onu anlayacak, kocasının kişiliğine saygı duymayıp dağ ayısı gibi saldırıp durduğunu; kaynanası, kendi anası, abileri kardeşleri, babası; hepsi şunu diyecek ona; abartma bir şey yok onda. Kadın yıllar yılı körele körele ve ezile ezile, o sosyal medya senin bu sosyal medya benim paylaşımlar; koca sevgisi, koca gücü havaları. Mide bulandırıcı gerçekten. Çık kızım o arabadan, kaç ve canını kurtar. Sonra bir sevgili bulacak, belli bir cesaret kazandıktan sonra, eh, bulduğu adam ne yapsın ayı bir adamın bu hale getirdiği birini (böyle düşünecek), hop, orada da umut yok, dön aynı döngüde dur. Çocuklar doğacak, her biri birbirinden kendisine benzemeyen. Çık kızım o arabadan. Hayatın mahvoldu, bitti, haberin yok, bak görüyorum seni, haber verdim sana, alaycı gülümsemelerine selam olsun o zaman, iyi şanslar.
Ahmet Ünal/18:35/25 Nisan 2026/Kadınlar için talihsiz bir ülke.
• • •