Küçük -Şey, ler

Toplumdan Bok Parçaları

***

Markete girer genç adam. İşi tamamlanır, kasaya yönelir.

-Domatesler normal. Ödeme İstanbul Kart.

-Hepsi normal zaten.

(Anlamadan cevap veren kasiyeri duymazdan gelir.)

Dıt dıt dıt ürünlerin hepsi geçilir.

-Ödeme? (Kabadır kasiyer. İnce kemikli suratı gibi kurudur bedeni kısa kadının, ince hatlı suratı ve bıçak ucu gibi burnuyla sivri sineği andırır, yeşildir gözleri ve ahmaklığı daha çabuk belli olur bu yüzden.)

-İstanbul Kart. (Sinirli bir tını vardır).

-Ben de İstanbul Kart verin dedim zaten!

(Duymazdan gelir kadını yine, suratına bakmaz, kartı çıkarmış okutmak için bekler)

Fişi alır adam, beyaz soğanların mor soğan olarak geçtiğini görür ve bu küçük kötü niyeti görmek canını sıkmıştır. Döner markete, kasada onunla beraber bir başka daha benzer kadın vardır bu sefer.

(Çıkarır soğanı)

-Mor soğan geçilmiş, bakın beyaz. Telafi edin. (Suçlayıcı değildir, küçük kötü niyetli aptallıklardan bunalmış birinin sessiz sinirliliğiyle doludur).

-Ama ben size mor soğan mı diye sordum Allah Allah.

(Kadına bakmaz ve duymazdan gelir)

Diğer kadınla ikisi hesap kitap yaparak aradaki beş lirayı ortadan yırtılmış bir beş lirayla telafi etmek isterler. Ama hesap kitapları da yanlıştır, fakat adam sorun etmez.

-Bu geçersiz para. Düzeltin. (Gerilimi yüksektir adamın, ama sâkindir).

Aynı kasiyer sinirlenir, yüzü kıpkırmızı olur ve demir paraları toparlarken sert hareketler yapar kasaya, içinden Allah Allah, bana sabır ver, gibi şeyler söyler. Adamın avucuna sertçe demirlikleri koyar, diğer kadın da ondan yana saf tutar gibi fırtına çıkmasını bekler durumdadır.

Adam yine kimsenin suratına bakmaz, ikisi de bu pis hareketin sonunda adamın kesin kavga çıkarmasına neden olacak gibi bekler ve gard alırlar, ve hevesle. Çok sessiz çıkar marketten genç, hiçbir şey olmamış gibi. Sanki sokak köpeklerine bakmış iki gözden başka bir şey yoktur ifadesinde. Sonra acele etmez, eve varır, marketin şikayet hattına bağlanır, günlük konuşma tonunda, evrenin ritminde, olan biteni eksiksiz, barınaktan kaçan köpekleri ihbar edermişçesine yapılması gerekeni rica eder. Ertesi gün kadının işten çıkarıldığı haberini verirler ona.

***

-Kuzenim beni kıskanıyor, yeni evlendi ve kocası hödük. Ben bekar bir kadınım ve özgürüm ha ha ha. Yengem de kıskanıyor beni.

-Ne demek kıskanılmak?

-Eheh, şey işte, benim gibi olmak istiyorlar.

-Neden?

-Ne neden? Güzelim ve bekarım.

-Değilsin.

-Ya bak. Haddini bil.

-Siktir git hadi.

-Lütfen, sinirlenme, sadece beni neden güzel bulmuyorsun diye üzüldüm.

-Çünkü güzel değilsin.

(Ağlamaya başlar kadın.) (Adam çeker gider oradan. Aradan bir hafta geçmiştir. Kadın adamı arar, hüzünlüdür).

-Nasılsın?

-Bu bir hafta içinde benden intikam almak için başka bir erkekle seviştiğini biliyorum.

-Nereden anladın.

-Boş ver. Hadi siktir git hayatımdan.

(Kadın ağlamaya başlar ve yanındaki kuzeni saklanmaktan vazgeçerek telefonu alır)

-Bana bak sen bana bak!

-Kuzeni misin?

-Evet. Bak bu kızı.. (sözünü keser)

-Bak canım senden de nefret ediyorum. Hepiniz aynı boksunuz. Onu kıskanıyormuşsun, öyle dedi bana, ama şimdi de senden teselli alıyor, ikiyüzlüler, midemi bulandıyorsunuz.

(yan taraftan yakınma gelir)

-Hayır hayır hayır canım yalan söylüyor inanma ona, aramızı bozmak istiyor, asla öyle bir şey demedim, yemin ederim, bak annem babam ölsün demedim, bizi oyuna getirmek istiyor, bak tam sana anlattığım gibi kendisi, kırk tilkiyi birbirine dokundurmadan o.. (derken telefonu kapatır adam. Bir bira açar, Asya müziklerinden bir melodi bir de, daha iyidir şimdi, kısa ömürlü ilişkiler daha sağlıklıdır sanki.)

***

Bir yazarın röportajına denk gelir adam. Yazar konuşmaya başlar;

-Ben insanların hayatını ifşa etmeyi etik bulmam. Mahalle hayatını severim, insanlara dokunmayı, onlara selam vermeyi. Kurallar bellidir, bilmem kaç adet kural vardır yazarlıkta, hepsini bilin ki yeni bir şeyler o zaman yazabilesiniz. Ben insanları gözlemler, hepsini derler ve etik ölçülerle bir eser yaratırım. Örneğin Peter Handke’nin yabancılaştırması… (Adam kapatır televizyonu. Konuşanın inandığı anlayışını desteklemek için kendinden büyük birinden örnek vermek bağlamında işaret ettiği Peter Handke, tam da yanlış yazarlık dediği türde bir adamdır çünkü.)

***

-Merhaba hocam.

-Merhaba canım.

-Size bir şey sorabilir miyim, ama çok özel, beni bir tek siz yargılamazsınız…

-Tabii.

-Başka bir kolejden kız arkadaşım var. Ama yakınlık kuramıyorum. Sizce ne yapmam gerekir?

-Başka bir kızla dene.

***

Ahmet Ünal/06.02.2026/Anadoluhisarı/22:34/Kedilerimi çok seviyorum.

    • • •