Nedensiz

Diyalojişt

-Üstâdım, kadın nedir?

-Bilmem.

-Nasıl? Siz efendim, şey işte, anladınız, az değilsinizdir geçmişte.

-Kendin anlamalısın.

-İyi ama nasıl?

-Kendini anlamalısın.

-Ne? Kadın gibi mi olayım.

-Hayır.

-Ha ha ha. Üstadım bayağı komiksiniz he.

-Nedir kadınlarla derdin?

-Bir derdim yok. Ama ben varken erkek seçimleri beni deli ediyor.

-Seçilenle seçen aynıdır.

-Ama kadınlar çok güzel, seçtikleri ise korkunç.

-Seni neden seçsinler?

-Ben şeyim, yakışıklı, zeki, güçlü, karizma.

-Kadınlar en güzel dönemlerinde bunlardan anlamaz. En güzel olmayan dönemlerindeyse erkekler anlasınlar istemez.

-Neden üstadım, yani en güzel dönemlerinde, şey, neden anlamazlar?

-Korkarlar.

-Korkacak ne var!

-Kaosa alışkın duygular huzuru yadırgar.

-Sado mazo gibi mi?

-Neyse işte o.

-Aptal mı bunlar?

-Bilmem.

-Peki sizin neden benim gibi kaygılarınız yok üstadım?

-(Gülümser sadece)

-Aslında bir tane güzel kadın olsun ömür boyu benim olsun.

-Güzellikleri uzun sürmez.

-Neden efendim?

-Kelebekler gibi, kelebekler bir hafta sonra yoktur. Önceleri toplumda baskı yoğunken kadınların hayatında beşten fazla erkek az olurdu, korkarlardı. Tabii doğru ya da yanlış demiyorum, bu bize düşmez, ama bugün öyle değil. Sıradan bir kadın sulu götürür susuz getirir seni. Yıpranmalarına neden olur bu sonra. Çok fazla temas, çok fazla solgunluk demektir. Ve heyecanı biten her canlı solgunlaşır, erken biter heyecanları genelde, böyle olunca arkadaş bile olsanız sizi ruhsal olarak zaten besleyemez, üstüne bir de kasvetiyle yük oluşu kalır, heyecanlı erkeklerin heyecanını kendilerinden bilir, oysa bir erkek sadece testesteronları için heyecanlıdır. Kadınların çoğu kısa vadeli zevklerle ihanet eder kendine, nârin, iyi bakılmaya ve seçici olmaları gerektiğini bilmezler, aslında kadınlar erkeklerden daha kıymetlidir, nârin ve solmaya hemen yatkın olmaları erkeklerden değerli oluşları yüzündendir. Ama işte, kendi doğalarını anlamazlar, doğalarını anlarlarsa erkeklerin önüne bile geçebilirler ama bu asla olmayacak, çünkü kadınlar keyiflerine düşkün ve basit erkeklerle genç yaşta basitleşen ve yaşlanana kadar basit devam eden canlılardır genelde, yani seni tercih etmemeleri ideal bir erkek oluşundandır.

-Ne yapmalı peki üstâdım, ben çok duygusalım ve beni çok üzüyorlar.

-Onlari olduğu gibi kabul etmelisin.

-Anlayamadım tam.

-Anlam yükleme, gerçeği gör.

-Çok kitap okuyorum ama yine de göremiyorum o gerçeği.

-Daha on sekiz yaşındasın, bu meraklı oluşun bile kıymetli. Demek istiyorum ki…

-Evet?

-Keyfine bak.

-Az değilsiniz ha üstadim, ha ha ha. Utanıyorum ama.

-Bak genelde kadınlar, daha doğrusu basitliği seçmiş kadınlar bir erkeğe kızarsa hemen aldatmak ister, tek gecelik birini bulur, erkekten intikam için sevişir başka biriyle, sonra hiçbir şey olmamış gibi barışır tekrar.

-Anladım. Utanmak saçma o zaman.

-Her şey saçma.

-Hayat da mı?

-Bilmem.

-Peki üstadım, kadınlar neden kitap okuyan, yetenekli olan, sadık ve merhamet duygusu güçlü genç erkeklere yanaşmaz pek?

-Bunun cevabını az önce vermiştim ama başka şekilde de cevaplayayım; vasat çevrelerde güç ve onay alma algısı söylediğin özelliklerden uzaktır; kadınlar onayı çok sever, güzel olduğuna ikna olmak ister, çevrenin sözleri onun yaşamını belirler, ve çevre kendisi gibi erkeklerin ideal olduğuna inanır, kısacası kaos yakın huzur yabancıdır bu durumda.

-Sizin bir sevgiliniz var mı efendim?

-Yok.

-Zor olmalı.

-Senin de olmayacak, daha doğrusu olamayacak zamanın gelince.

-Korkutuyorsunuz beni.

-Ne güzel.

-Şey üstadım, aşk diye bir şey yok mu ki o zaman…

-Yok.

-Şiirler neden var?

-Geleneksel şiirleri babaanneler yazar, ya da onlar gibi yazanlar.

-Aşk filmleri?

-Hangisi hüzünle sonlanmamış?

-Neden hüzün?

-Aşk çoğunlukla zihinsel bir şeydir, zihinsel bağlılıkla devam etmek zorunda kalan, yani bilinçle ve büyük güce yakın olabilmekle, ne sıradan erkek ne de sıradan kadın, bu yükü uzun süre devam ettiremezler. O yüzden bir gül kokusu saniyeler içinde kokar ve uçar gider, aşk da böyledir.

-Bir kadın bana ihanet ederse kaldıramam ama.

-Öğrenirsin.

-Size ihanet ettiler mi hiç?

-Sandılar diyelim.

-Nasıl yani?

-Benim gözlerim onların eylemlerinden daha hızlıdır.

-Ha ha ha ha ha. Komiksiniz üstadim, iyi ki varsınız.

-Sağ ol canım.

-Bir sorum daha olacak efendim.

-Tabii.

-Kadınlar erkeklerle bağlantıyı tamamen ne zaman keserler.

-Elli yaşını geçince.

-Neden?

-Bunu da sen bul, zehir gibisin, hadi, git şimdi yaşayarak öğren. Ama kimseyi üzme, kimseye ihanet etme, yalan söyleme ve her türlü durumda neysen o kal. Ama şunu da unutma, bütün erkekler ölmeli.

Ahmet Ünal/19 Kasım 2025/01:33/Yatağım.

    • • •