
sevgi başkadır miş gibi olanı başka
Masum ya da değil, kendi inançlarını başkasının evrensel doğruluğundan önde tutan istisnasız herkes bencildir. Bencil insan gülümseyebilir, iyi kalpli gibi görünebilir, paylaşımcı olabilir ama sonunda doğanın zorlu yolcuğu içinde teknik olarak arıza çıkaran kişi olacaktır. Bencil insan hayatı çok önemser, kendini çok önemser, maddeselliği çok önemser, çıkarlarını en çok önemser, ki bencil insanın o huyu bir süre sonra kartopu gibi büyüyerek mahvedici bir kişiliğe kadar gider. Çünkü seçtiği tuzaklı güzel duygunun sonu sert bir duvarla bitecektir. Doğanın en nefret ettiği şey egodur, büyüklenmedir ve farkında olsun ya da olmasın Tanrısallaşma dürtüsüdür insanda, ki hayat bir yerde onu kırar ve paramparça eder sonunda. Bu yüzyılın ikinci çeyreğinde özellikle kadınlar başka bir biçime geçmeye başladılar, tabii kaba erkeklerin sertliğinin bir sonucu olarak bu şey daha da hızlandı. (Erkekleri boş verelim konumuz kadınlar olsun). Kendilerini önemseme oranları yaklaşık olarak yüzde yüz on kadar arttı (Şahsi gözlemim), ama kendilerini neden, ne gibi değere layık görülmeleri gerektiği soruları yanında; asıl değerlerini hiç merak etmeden, asıl değerle hayali değer arasındaki farkı anlayamadan, son derece çelişkili (tek gecelik abuk sabuk tiplerle, yaygın ve sistematik ilişkilerinde düştükleri durumun ertesi günü hala inandıkları değerde gibi yaşamaları vs) bir zihniyetle, sosyal ve özel ilişkilerinde son derece korkak, korumacı, benliğini koruyucu ve kelime kelime seçerek egosuna zarar verilip verilmediğini didik didik eder olmaktalar genelde. Bir şekilde at izi it izine karıştı günümüz teknolojisiyle birlikte, insanlar sosyal medyadan bir aforizma görerek bile onu kendi inançlarına doğru veya yanlış demeden yapıştırıp, sonunda çok haksız olabilecekleri herhangi bir olayı gerçeklikten kendi doğrularına biçimleştirebiliyorlar. Bu sadece bir örnek, binlerce benzer şey yüzünden, insanların evlilikleri, nişanları bozuluyor bugünkü benzer aptallıkların kitlesel düzeyde normal kabul edilmesiyle birlikte, ve kadınlar genelde özel ilişkilerini başka akıllılarla tartarak ilerletiyorlar. Dönemimizde en büyük tehlike de budur kanımca. Ne olursa olsun kim olursa olsun nasıl olursa olsun, başka akıl demek, koruma ve geri çektirme demektir günün sonunda. Toplum uyumu davranışından farksızdır günün sonunda bu davranış biçimi sonucu. Artık olayın, olasılığın ve kişinin veya arkadaşlığın hiçbir önemi kalmaz, az önceki aforizma örneğinde olduğu gibi artılar eksiler korumacı bir manipülasyonla evirilir çevirilir ve korumacı sonuç çıkarır ortaya, oysa bireysel akıl başkadır, bireysel akıl dengeyi ve doğruyu arar, başka akıl ne yapar eder asıl doğruyla manipülatif doğruyu değiştirir kişiyi sığır sürüsünde stabil tutar, ama bireysel akıl doğadan gelen içgüdüyle aklın dengede buluşmasıdır, mahmuzlama isteği ile gelir o, ve bireysel akıl varoluşa götürür, başka akıl ruhu öldürür ama söylemez. Geçen aylarda genç bir akademisyen kadınla kısa bir filörtlüğüm olmuştu, ilk başlarda her şey normaldi, her şey yine normal gidiyorken bir yerlere danışıp etkisinde kalmış birinin davranışlarıyla kelimelerim seçilmeye, neredeyse bakışlarım bile sorgulanmaya başlanmıştı. Kadınlar konu ne olursa olsun genelde bireysel düşünüp karar veremezler, mutlaka akıl alıp sığırların arasına dönmeleri ve mahvolmaya devam etmeleri gerekir günün sonunda. Ona bunun nedenini sormuştum, artık öyle inanmıştı ki akıl aldığı yerlerin sözlerine, bu çok normal soruma bile kendine tüfek doğrultmuş birinin önündeki şüphecilikle konuşuyordu. Uzatmamıştım, son sözlerim şu olmuştu ona; kendi aklına güvenmeyen bir kadınla iletişim kurabilmem mümkün değil, iyi şanslar. İşin ilginç kısmı, bu aptal döngü kadınları döndürüp dolaştırıp vasat erkeklere tekrar iade ediyor. Kizlar birbirlerini zehirliyor genelde, üst düzey hatalarını olur böyle şeyler diyerek edilgenleştirip normalleştiriyorlar, oysa büyük hataların sonunda acı çekmelidir insan ve kendiyle hesaplaşıp onu deneyime çevirebilmelidir. Kadınlar birbirlerini bundan mahrum ediyor genelde ve hep aynı döngüde kalıyorlar; tek gecelik ilişkilerde yüksek değersizleştirilme (nasıl inanırsanız inanın, metafiziksel olarak o değersizlik size yapışır), vasat hayatın boğuculuğundan çıkamama, sanattan uzaklık, agresifleşme vs vs. Kadınlara en büyük tavsiyem; doğru olsun ya da yanlış olsun korkmayın, kendi aklınız ve güdülerinizle hiçbir aklın etkisinde kalmadan karar verin, özel konularınızda akıl danışmayın kimseye ve sonuçlarıyla yüzleşin. Bu sizi diğerlerinden ayıracaktır. Saygı istiyorsanız zorlanmalısınız, sözü edilen döngüleri terk etmelisiniz, edebiyata ve sanata yönelmelisiniz, bireysel düşünmeye (bencillikten uzak) ve karar vermeye ve kendi kararlarınızda şüpheye düşecek çevresel etkilerden arınmaya alışmalı, korkunun sizi sığ döngüde mahvetmesine izin vermemelisiniz. Cesaret, insanın kendi kararlarını merak etmesi ve sonuçlarıyla yüzleşmesidir. İnanın bana her şey daha güzel olacaktır böylece.
Ahmet Ünal | 20:29 | 01.06.2026 | cesur olun kızlar
• • •