Üreme Takıntıları

Durmadan Sevişen ve Çocuk üreten kitlelerin takıntıları

Gün geçtikçe hastalık salgınlıklarının biçimi insan olarak oluşmaya başlıyor. Çok fazla insan ürüyor yeryüzünde, durmadan her gece yatağa giren karı koca yapacak daha iyi başka işleri olmadığı ve her şeyin en iyisi hizmetlerine sunuldukları için döllenip döllenip duruyorlar. İnsanlara çok fazla değer veriliyor; özellikle son moda yazarlar, sanatçılar ve diğer benzerler insanların değerli olduğuna inanıyorlar. Hayatı, gerçek yüzüyle göremeyen topluluklar gittikçe artıyor, gittikçe hegomanikleşiyor ve ne derlerse kabul görmeye başlıyorlar. İnsan denen şey doğadaki vahşi hayvandan başka bir şey değildir günümüzde de, insan zorlanmalıdır, insan korkmalıdır ve insan haddini bilecek seviyeye getirilmelidir, bunu doğa düzenli olarak yapmaktadır gizlice zaten. İnsan toplulukları dengeyi bozacak şekilde bolluk bereket içinde yüzüyor dünyada, bu büyük grup ağır bir dengesizlikle yoksul grubun yok olmasina, popüler kültürün normalleşmesine ve aklı küçük popüler insan prototipini idealleştirmesine neden oluyor her geçen gün daha tehlikeli olarak. Bir filmde duymuştum, muhteşem bir sözdü; riske girmemiş bir hayatın değeri yoktur, diyordu. Bugün kolektif olarak gruplar rahat, gruplar yataktan kadınlarıyla çıkmıyor, gruplar doğumhanelerde kapıda kuyruk oluşturuyor ve gruplar tüketen varlık olarak yaşıyorlar. Dünyanın zeka seviyesi düşüyor gün geçtikte, Ortadoğu daha da sefilleşiyor, daha cahilleşiyor ve daha da geriye gidiyor. Bugün İstanbul diye bir şehirden söz etmek mümkün değildir, burası düpedüz köylülerle dolup taşmıştır. Kasabalar şehirli insanlarla dolmuştur, ve köyler şehirli köylüler gibi yaşamaktadır. Akıllı insanlar aklını kaybetmeye başlamak üzeredir.

Ahmet Ünal/18:16/03.05.2026/Anadoluhisarı/Bir bardak su için.

    • • •